80’lerin, 90’ların çocukluğu başkaydı, değil mi?
Sokakta dizlerimiz kabuk bağlayana kadar oynadığımız, fırından yeni çıkmış sıcak ekmeğin ucunu koparıp yediğimiz, yaz akşamları kapı önü sohbetlerinin gece geç saatlere kadar sürdüğü o yıllar…
Hele bir de yolunuz Bergama’nın o taş sokaklarına, Arasta’nın tıkır tıkır işleyen dükkânlarına ya da Akropol’ün eteklerine düştüyse; burnunuza mutlaka o köşe başındaki dev bakır kazanlardan yayılan taze kavrulmuş kahve kokusu çalınmıştır.
Hani anne babamızın "Çocuklar kahve içmez, kararır!" diye takıldığı, ama bizim o kokuyu içimize çekmekten kendimizi alamadığımız o büyülü anlar…
(1990'lı yıllar İstiklal Meydanı-Bergama)Zamanda Küçük Bir Yolculuğa Var mısınız?
Biz Tarihi Bergama Kuru Kahvecisi’ni kurarken tam da bu hissin peşine düştük. Bergama’nın eski insanlarını, unutulmaya yüz tutmuş han sohbetlerini ve o samimi mahalle kültürünü anlatan yerel hikâyelerden ilham aldık.
İstedik ki; yetişkinliğin o koşturmacalı, stresli temposunda bir an olsun durun. Cezvenin başına geçip kahvenizi pişirdiğinizde, çıkan ilk buhar sizi doğrudan o tasasız çocukluk günlerinize, Bergama’nın o sıcacık ruhuna götürsün.
Nostaljik Ama Taptaze: Eski usul sabırla kavurduğumuz çekirdekleri, günümüzün taptaze enerjisiyle paketliyoruz.
Sadece Kahve Değil, Bir Mola: Fincanı elinize aldığınızda sadece kahve içmiyorsunuz; childhood (çocukluk) hatıralarınıza ve Bergama'nın binlerce yıllık yaşayan tarihine tatlı bir selam gönderiyorsunuz.
Şimdi O Büyüyü Yeniden Yakalama Zamanı 🌿
Bergama; sadece antik kalıntılardan ibaret değil. Bergama; avlusunda incir ağacı olan o eski evler, Taşhan’ın gölgesinde edilen koyu sohbetler ve sokaklarına sinmiş o unutulmaz kavrulmuş kahve kokusudur.
Bugün kendinize bir iyilik yapın. Bütün işi gücü bir kenara bırakın, kahvenizi köpüklendirin ve ilk yudumda çocukluğunuzun o en mutlu anına geri dönün.
Çünkü bazı kokular asla yaşlanmaz, tıpkı içimizdeki o çocuk gibi…

Yorumlar