Bir Hatıradan Bir Markaya
Bazı hikâyeler büyük fikirlerle başlamaz.
Bazen bir koku, yıllardır unutmadığınız bir söz ya da çocukluğunuzdan kalan küçücük bir hatıra yeter.
Benim hikâyem de bir fincan Türk kahvesiyle başladı.
Çocukken her akşam yemeğinden sonra dedeme kahve pişirirdim. Her seferinde,
“Senin elinden daha tatlı oluyor.”
derdi.
Ben de o kahveden mutlaka bir yudum içmek isterdim.
Babaannem ise gülümseyerek,
“Kahve içersen kararırsın.”
der, fincanıma bir damla gül suyu damlatırdı.
“Yanakların al al olsun, kararmayasın.”
Dedem de beni hep aynı kelimeyle severdi:
“Karamişonum.”
O kelimenin tam olarak nereden geldiğini bugün bile bilmiyorum.
Ama çocukluğum boyunca benim için sevginin başka bir adı oldu.
Yıllar geçti.
Sofralar değişti. İnsanlar değişti. Hayat değişti.
Ama bazı kokular değişmedi.
Yıllar sonra yeniden kahve pişirdiğim bir gün, o tanıdık koku yayıldığında çocukluğumdan kalan bütün o küçük anlar yeniden aklıma geldi.
O zaman fark ettim:
Bazı kokular yalnızca kahveyi değil, çocukluğumuzu da saklıyormuş.
Hikâyemiz Burada Başladı
Tarihi Bergama Kuru Kahvecisi, işte böyle bir hatıradan doğdu.
Ama zamanla bu fikir yalnızca benim çocukluk hikâyem olmaktan çıktı.
Çünkü Bergama’nın kendisi de hatıralarla dolu bir şehir.
Binlerce yıldır aynı topraklarda farklı insanlar yaşamış, üretmiş, anlatmış ve geride izler bırakmış.
Bir halının deseninde.
Bir ustanın elinde.
Eski bir sokakta.
Bir sofrada.
Bir fincan kahvede.
Bazen bir şehri hatırlatan şey, gördüğümüz büyük yapılar değil; yanımızda götürdüğümüz küçücük bir şeydir.
Biz de bu düşünceden yola çıktık.
Bergama’nın hikâyesinin yalnızca burada kalmasını değil, bu şehirden ayrılan insanlarla birlikte yolculuk etmesini istedik.
Bugün bu hikâye kahveyle başlıyor.
Yarın hangi yöne büyüyeceğini ise Bergama’nın kültürü, insanları, zanaatı ve yaşayan hikâyeleri belirleyecek.
Çünkü bizim hayalimiz geçmişi yeniden üretmek değil.
Geçmişten kalan değerleri bugünün hayatında yeniden anlamlı kılmak.
Ve belki yıllar sonra bir yerde bir paket açıldığında, bir fincan hazırlandığında ya da Bergama’dan götürülmüş küçük bir hatıraya bakıldığında...
Birinin aklına yeniden bu şehir gelsin.
Tıpkı yıllar sonra bir kahve kokusunun beni çocukluğuma götürmesi gibi.
Evinize yalnızca bir ürün değil, Bergama’dan bir hatıra götürün.
Yorumlar
Yorum Gönder